| Tanıtım Alanı |
![]() |
| | Paylaş | Seçenekler |
|
#1
| |||
| |||
| Boşanma Sebepleri BOŞANMA SEBEPLERİ A-ZİNA: Eşlerden biri zina ederse ,diğer eş boşanma davası açabilir(M.K.m.161/1) Zina ayrı cinsten olan kişiler arasında olabilir.Zinadan bahsedebilmek için cinsi münasebetin gerçekleşmesi şarttır.Zina eden eşin kusurlu olması gerekir.Türlü şekillerde eşin bu fiili yapmaya zorlanmış olması onun zina yapma kastı olmadığından bir boşanma nedeni olamaz.(1)Zina sebebiyle boşanma davasını ,mağdur olan eş diğer eşe açmalıdır.Davacı eşin de başkasıyla zina yapmış olması dava açmasına engel değildir.Zinalar takas ve mahsup edilemez.(2) Göz önünde Tutulacak Hususlar: 1-Davacının,davalıyı affı davayı hükümsüz kılar.Zina fiiline önceden rıza göstermek,yahut onu zinaya teşvik veya sevk hallerini de af gibi değerlendirilir.(3) 2-Nüfus kayıtları getirtilir,davacı ve davalının evli olup olmadıkları araştırılır. 3-Davacının zina iddiasını ispatlaması istenir.Zina iddiası,tanık,doktor raporu,fotoğraf,bilirkişi raporu ve diğer yazılı bir delille de ispat edilebilir.(Örneğin,davalı karı ise başka bir erkekle,koca ise başka bir kadınla bir odada yattıklarının görülmesi veya yakalanmaları,iktidarsız kocanın davalı karısının gebe kalması,davalının zührevi hastalığı kapması,davalının ıssız yerlerde diğer cinsten bir kişiyle gezmesi ve birlikte bulunması gibi durumlar,zinanın yapıldığına karine sayılır.(4)) 4-Müşterek çocuklar varsa,ahlaki bakımdan zina eden davalıya velayetleri verilemez.Zorunluluk varsa verilebilir.(5) 5-Hakim,davanın açılmasını takiben lazım gelen ve kadının iskan ve infakına,karı kocanın mali ilişkilerine ve çocukların korunmasına ilişkin geçici tedbirleri karar altına alacaktır. 6-Hakim davanın süresinde açılıp açılmadığını araştıracaktır.Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay ve her halde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmekle düşer.(M.K.m.161/2) 7-Zina iddiası sabit olduğu takdirde hakim boşanmaya karar verecektir.Bundan başka davacı ile davalı ve çocuklar arasındaki kişisel ilişki düzenlenir.Çocuklar kendisine verilmemiş davalı,çocukların infak ve iaşesi ve terbiye masraflarına iştirak etmekle yükümlüdür.Hakim,iştirak nafakası hususunda bilirkişi dinler,boşanma kararında davalının ödeyeceği iştirak nafakası gösterilir. 8-Boşanma davasında hakime kanaat gelmesi asıldır.Zinanın ispatı için yemin teklif olunamaz.Davalının ve davalının ikrarları da hakimi bağlamaz.Hakim delilleri serbestçe takdir eder. 9-Davacı ile davalının artık karı koca olarak bir arada yaşamalarının mümkün olup olmayacağı değerlendirilmelidir.(6) Yargıtay Kararları: Zinaya müsteniden açılan boşanma davasının sübutu halinde eşlerin barışmalarının ihtimal dahilinde olduğundan bahisle ayrılığa karar verilemez.Boşanmaya hükmedilmelidir.(2.H.D 14.4.1939 3609 E.-86 K.) Karının bekaret zarının mukarenetle yırtılamayacağı sabit olup başkası ile münasebette bulunduğu ispat edilememiş ise de kocada hasıl olan şüphe ve tereddüt eşler arasında şiddetli geçimsizliğe sebebiyet verdiğinde boşanmaya hükmolunmak icap eder.(2.H.D. 27.2.1951 gün 668 E.-1573 K.) Karının zinası bir boşanma sebebi olup,eşinin infak ve iaşesi ile mükellef olan kocayı nafaka tediyesinden vareste kılmaz.(2. H.D. 23.6.1951 gün 4499 E.—4778 K.) Zina fiili kat’i ispat edilememiş ise de ibraz olunan fotoğraflar gayri ahlaki münasebete delalet edecek mahiyet olursa zinayı kabul etmek gerekir.(2.H.D.26.6.1951 gün 4514 E.—4818 K.) B-HAYATA KAST,PEK KÖTÜ VEYA ONUR KIRICI DAVRANIŞ: Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi durumunda boşanma davası açabilir.(M.K.m.162/1)Hayata kasten,eşin hayatına yöneltilmiş olan ve onun hayatını yok etmek amacını taşıyan davranışlar anlaşılmalıdır.(7)Eşini öldürmeye teşebbüs etmek,onu intihara teşvik etmek bu halin tipik örnekleridir.İntihara teşvikten söz etmek için,diğer eşin kendisini öldürmesi için gerekli ortamı ve araçları ciddi bir surette hazırlamış olması gerekir,sadece intiharı tavsiye etmesi yeterli değildir.(8)Pek kötü davranışın içine eşin cismani ve manevi varlığına karşı yapılan eziyetler,eşin dövülmesi,hürriyetinin kısıtlanması,eşin sağlığını tehlikeye koyacak diğer davranışlar yer alır.(9) Göz önünde Tutulacak Hususlar 1-Davacı,duruşma sırasında davalıyı af ederse dava hükümsüz kalacaktır.Bu takdirde davanın reddine karar verecektir.(M.K.162/3) 2-Davalının hayatına davacının kastedip etmediğinin tespiti yapılmalıdır.Davanın çözümü buna bağlıdır.Davacı ve davalının mezkur boşanma sebeplerinden dolayı artık karı koca olarak yaşamalarının imkansız olduğunun tespiti şarttır.(10) 3-Dava sabit olursa,çocukların velayetlerinin ana veya babadan hangisine verileceği,velayet verilmeyen eşin çocuklarla kişisel ilişkilerini,iştirak nafakası takdirini hakim kararında belirtecektir. 4-Hakim boşanma sebeplerinden biri sabit olduğu takdirde,boşanmaya karar verebildiği gibi tarafların ayrılığına da karar verebilir.Halbuki zina sebebiyle boşanma davasında ayrılık kararı verilemez. 5-Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay ve her halde bu sebebin doğumunun üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer.(M.K. m.162/2) Yargıtay Kararları Kocanın karısını dövmesi ve hakaret etmesi pek fena muamele olup boşanma sebebidir.(2.H.D. 08.05.1950 gün 1513/2466) Davalının hırçın ve asabi olması,davacıya karşı kaba muamelede bulunması geçimsizlik tevlit ederse de,davacı kocanın başka bir kadınla münasebet tesis etmesi,davacıyı evinden kovması ve dövmesi kabahatin daha ziyade kendisine ait olduğunu gösterir.(HGK. 5.3.1952 gün E.2-249—K.24) Hakaretin bir defa vaki olması boşanma davası açmaya kafi sebeptir.(HGK.19.2.1958 gün E.2/14-K.10) Kocanın başka kadınlarla gezinti ve eğlence yapmasından ileri bir münasebetin sübutuna medar olmayan hal ve hareket,karının kocasına karşı haysiyet ve gururunu rencide edecek derecede fena muamele ve hakaret etmesine hak ve salahiyet bahşetmeyeceği derkar olup bu husus dairenin müstakar içtihadı cümlesindendir.(2.H.D. 26.2.1951 gün E.1170—K.2946) Kocanın karısına pavyonda çalışması için teklifte bulunması,evlilik birliğinin devamını imkansız kılacak ağır bir kusurdur.Karının buna dayanan boşanma isteğinin kabulü gerekir.(2.H.D.1.11. 1970 gün E. 5548—K.6007) C-SUÇ İŞLEME VE HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse,bu eş her zaman boşanma davası açabilir.(M.K.163)Küçük düşürücü suçtan kasıt,hırsızlık,dolandırıcılık,sahtekarlık,ihtilas ,rüşvet ve ahlaka aykırı cürümler gibi fiillerdir.Haysiyetsiz hayat,toplumların genel ahlak prensiplerine ve inançlarına göre değişen bir nitelik taşır.Örneğin bizim toplumumuzda evli bir kadının başka erkeklerle münasebet kurması haysiyetsiz bir hayat sürme şekli olarak değerlendirilirken bu batı toplumlarında normal bir davranış olarak karşılanmaktadır.Haysiyetsiz bir hayat sürmenin boşanma nedeni olabilmesi için kısa bir süre de olsa devamlılık arz etmesi gerekir. Hakim haysiyetsiz hayatı takdir ederken,olayların cereyan tarzını,davacı eşin aynı tarz yaşantı içinde olup olmadığını;aynı yaşantının içinde olmasa bile,eşinin bu hayatına ne zamandan beri tahammül etmekte olduğunu ve sair hususları araştırmak durumundadır.(11)Haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davası açabilmek için,bu şartın varlığı yanında,ayrıca bu durumun diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale sokmuş olması da gerekir.(12)Bu tür boşanma davaları süreye bağlı değildir,her zaman açılabilir.Hakim,çocukların ve karının bakım ve gözetimi için,bilirkişi dinler,tarafların mali ve sosyal durumlarını araştırır,gerekli ön tedbirleri alır. Yargıtay Kararları Karının haysiyetsiz hayat sürdüğü ve zina yaptığı iddia edilerek açılan boşanma davasında davalı kadının bir erkekle aşikare münasebet tesis ettiğinden zina hadisesinin tahkikine lüzum kalmadan haysiyetsiz hayat sürdüğü için boşanmaya karar verilebilir.(HGK.23.12.1959 gün E.2/50-K.57) Haysiyetsiz hayat sürdüğü sabit olduğu takdirde boşanmaya karar verilir.Hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı değildir.(2.H.D.9.12.1948 gün E.6682- K.815) Terzil edici bir suçun işlenmesi hali kanun koyucu tarafından kesin boşanma sebebi olarak öngörülmüştür.Fiilden dolayı takibata uğramamak önemli değildir.(2.H.D.19.2.1973 gün E.877- K.972) Davalı kadının,gece yarısından sonra evine erkeklerin girip çıkması,evlilikteki sadakati ihlal eder şekilde aynı apartmanda oturan başka bir şahısla içki alemlerinde bulunması ve evine alma gibi hareketleri haysiyetsiz hayat sürme niteliğinde olduğundan,cemiyetin ahlak kurallarına göre boşanmalarına karar vermek isabetlidir.(2. H.D. 2.12. 1969 gün 3154/5494) D-TERK: Eşlerden biri,evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık en az 6 ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hakim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise,terk edilen eş boşanma davası açabilir.Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.(M.K. m.164/1) Ortak hayata fiilen ve gerçekten son vermiş olmalıdırlar.Bundan maksat aynı çatı altında yaşamaya son vermek,evlilik birliğinin meskeninde birlikte oturmaya fiilen nihayet vermektir.(13) Askerlik görevini yapmak üzere evden ayrılan eşin ortak hayata son vermek gibi bir kastı yoktur. Terk nedeniyle boşanma davasının açılabilmesi için davalıya ihtar kararının tebliğ edilmesi ve ihtara rağmen 2 ay içinde davalının davacının yanına dönmediğinin ve halen de dönmemekte ısrar ettiğinin tespiti zorunludur.(14)Davalının,davacıyı terkinden itibaren en az 4 ay geçmiş olduğunun da araştırılması gerekir.(M.K. m.164/2)Davalıya tebliğ edilen ihtar kararında,2 ay içinde davacının yanına dönmezse boşanma davası açılacağı belirtilir.İhtar tebliğinden itibaren davalı eşin eve dönüş yapması için,evin hazır vaziyette bulundurulması ya evde beklenmesi veya anahtarının gönderilmesi yahut anahtarı alacağı yerin belirtilmesi davanın dinlenilme şartıdır.İhtar kararının tebliğinden itibaren 2 ay içinde davalının gelmesi için davet edilen evin oturulabilir olması gerekir.(15)Davalı,davacının bulunduğu şehirden başka yerde ise yol masrafları da davacı tarafından davalıya gönderilecektir.Bu husus da ihtarda belirtilecektir.(16) İhtar kararının Yargıtay yolu yoktur.Değişik işler defterine kaydedilerek dava görülür.İhtar kararı,mahkemenin ara kararı mahiyetindedir.(17) Yargıtay Kararları Kadının ayrı yaşama hakkının bulunduğu dönemdeki ihtar gereği sonuç doğurmayacağından davacının geçersiz ihtara dayanarak açtığı boşanma davasının reddi gerekir.(2.H.D.17.2.2003 gün E.608- K.1977) Terk sebebine dayanan boşanma davasında davalının davayı kabulü sonuç doğurmaz.Deliller toplanıp davacının dayandığı nedenin varlığı belirlenip sonucuna göre karar verilmelidir.(2.H.D. 8.12.2004 gün E.13745-K.14686) Akıl hastası olan eşin müşterek evi terk etmesi ve çekilen ihtara rağmen eve dönmemesi durumunda bu eş kusurlu kabul edilemez ve terk nedenine dayanarak boşanma davası açılamaz.(2.H.D. 25.5.1967 gün 3021/2894) Hastalığı sebebiyle sıkı bir tedaviye muhtaç olan karıya karşı İhtar davası açılamaz.Hakimin tespit ettiği müddetin karar tarihinde hitama ermesi esasa müessir değildir.(HGK.19.3.1952 gün E.2/181-K.32) Terk sebebine dayanarak boşanma davası açan taraf,aile birliğinin devamını istemiş sayılacağından bu davanın reddini müteakip tekrar karı koca olarak bir araya gelmeden aralarında şiddetli geçimsizlik olduğundan bahisle ikinci bir dava açamaz.(HGK.6.4.1966 gün E.2/446-K.86) E-AKIL HASTALIĞI Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse,hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.(M.K. m.165) Akıl hastalığına dayanan boşanma davalarında kusur aranmaz.Akıl hastaları aleyhine geçimsizlikten dava açılmasına imkan yoktur.(18)Akıl hastası olan kişilerin boşanma davasını kanuni temsilcileri açabilir.(19)Bu tür davada hakim ayrılık kararı veremez.Akıl hastalığı sebebiyle açılacak boşanma davaları her zaman açılabilir.(20) Yargıtay Kararları Akıl hastası eşin vasisinin açtığı boşanma davası kabul edilemez.Şahsa bağlı haklardan olan boşanma davasını vasinin açıp takip etmeye yetkisi yoktur.(2.H.D. 15.9.1966 gün 4619/4428) Sara,akıl hastalığı sayılmaz.(2.H.D.6.10.1950 günE.4846-K.4466) Dimağ hastalığından mütevellit boşanma davalarında evlenmekten memnuiyet cezası verilemez.(2.H.D.17.7.1945 gün E.3313-K.3691) Boşanma davasında hastayı veli veya vasisi temsil eder.Hastalığın hangi tarihte başladığı raporlarla tespit ettirilmelidir.Hasta olan ana ile çocukların aralarında haftada bir gün birbirlerini görmeleri şeklindeki şahsi münasebetler doğru değildir.(2.H.D.27.2.1950 günE.1480-K.1030) F-EVLİLİK BİRLİĞİNİN SARSILMASI Evlilik birliği,ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa,eşlerden her biri boşanma davası açabilir.(M.K.166/1)Davacının kusuru daha ağır ise davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır.Bununla beraber bu itiraz,hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.(M.K.166/2)Evlilik en az 1 yıl sürmüş ise,eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır.Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için,hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.Hakim,tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir.Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur.Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.(166/3)Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak 3 yıl geçmesi halinde,her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.(M.K.166/4) “Temelinden Sarsılma” mefhumunu dar kapsamda değerlendirmemek gerekir.Takdir hakkı kullanılırken eşlerin sosyal ve ekonomik durumları,yetişme koşulları,eğitim düzeyleri göz önüne almak gerekir. Davacı iddiasını her türlü delille ispat edebilir.Ancak davacı tanık deliline dayanmış ise tanık anlatımlarının olabildiğince somut,görgüye dayalı,inandırıcı ve açık olmalıdır.Mesela tanık,davacı eşin yüzündeki ya da vücudundaki morarma veya darp izini bizzat görmeli,ağır küfür ve hakaret ifade eden sözleri bizzat duymalıdır.Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça akrabalık ve arkadaşlık tanık beyanını değerden düşürecek bir sebep kabul edilemez.Asıl olan tanığın doğru söylediğinin kabulü gerekir.(HUMK 254) Karı-kocanın aşırı sorumsuzluğu(içki ve kumar düşkünü olmak,evin zorunlu ihtiyacını almamak,iş imkanı varken tembellikten dolayı çalışmamak,karının ise aşırı pis ve pasaklı olması,düzenli yemek yapmaması,eşinin ya da çocuklarının çamaşırlarını yıkamaması v.b.),kocanın eşini sürekli dövmesi,sık sık tartışıp adliye ya da karakola başvurmaları evliliğin temelinden sarsıldığına işarettir.(21)Bu anlamda fiili ayrılık tek başına boşanma nedeni sayılamaz. Barışmadan önceki olaylar affedilmiş sayılır.Eğer eşler tekrar bir araya gelmiş ve daha sonra da anlaşamayarak dava açılmış ise bir araya gelmeden önceki söz ve eylemler kanıt olarak dinlenmez.Dava şiddetli geçimsizlikten açılmış ise daha sonra zina ya da terk nedeniyle boşanma kararı verilemez.(22) Tanıkların üçüncü kişilerden aktardıkları sözler boşanmaya esas alınamaz.Tanıkların davacıdan naklen aktardıkları sözler de delil olarak davaya esas alınamaz.İhtar çekmekle koca önceki olayları affetmiş sayılır.Bu nedenle MK.164/1 maddesine dayanarak dava açıldığında ihtardan önceki eylem ve sözler aleyhe delil olmaz.Dava açıldıktan sonra gelişen olaylar bu davaya esas alınmaz.(23) Yargıtay Kararları M.K.166 maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp,daha fazla kusurlu olan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber boşanma kararı verilebilmesi için davalının az da kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi gerekmektedir.(2.H.D.29.12.2004 E.14683-K.16091) Tamamıyla kusurlu olan eşin dava açmaya hakkı yoktur.Ancak az kusurlu olan eşin bu hakkı vardır.(HGK.17.2.1960 GÜN 12/11) Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa,bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olmaz.Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı,eş ve çocuklar için korumaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.(2.H.D. 13.6.2005 gün E.6512-K.9143) Gerçekten davacının kız olduğu ve davalı kocanın zifaf gecesi kızlık bozmaya muvaffak olamayınca hemşiresini çağırarak,çok mahrem olması lazım gelen bu münasebete yardım ettirdiği tespit olunmuştur.Davalının tamamen kusurlu bulunduğu bu hal,taraflar arasında şiddetli geçimsizlik tevlit eder.Davalının tedavi edilerek iyi olduğundan bahisle davanın reddi yolsuzdur.(2.H.D. 9.3.1961 gün 438/1277) Yapılan soruşturma,toplanan delillerle davacının güven sarsıcı davranışlarına mukabil davalının da davacıya salak,manyak,aptal diyerek ağır hakaretlerde bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır.Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre,boşanmaya karar verilecek yerde yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.(2.H.D.8.7.1999 gün E.6117-K.8057) Eski olaylar ve geçimsizlik sebeplerinden sonra taraflar yeniden nikah yaparak evlendikten sonra,evvelki olaylara dayanarak artık boşanma isteyemezler.(2.H.D. 22.10.1968 gün 306/6073) Kadının kocasını tahrik etmesi ve hırsızlık isnadı ile ihbar edeceğini söylemesi şiddetli geçimsizliğe sebep olur.(HGK.2.1.1952 gün E.2/152-17-K.3) Şiddetli geçimsizlikte iki taraf kusurlu olsa dahi boşanmaya hükmetmek gerekir.Şahitlerden birinin ifadesini nazara alıp diğerlerini ihmal etmek doğru değildir.(HGK.15.10.1969 gün E.1968/2-678-K.763) G-ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI Şartları şunlardır:1-Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalıdır.2-Eşlerin bizzat başvurması ya da eşlerden birisinin başvurması halinde duruşmada diğer eşin kabul etmesi 3-Eşlerin bizzat dinlenmesi gerekir.4-Eşlerin boşanma irade ve taleplerini hiçbir baskı ve etki altında kalmadan serbest iradeleri ile verdikleri konusunda hakim üzerinde kesin bir kanaatin oluşması lazımdır.5-Mali konularda ve çocukların velayeti konusunda eksiksiz ve tereddütsüz olarak eşlerin anlaşması halinde anlaşmalı boşanma hükümlerine göre karar verilmelidir. Taraflar mahkemeye anlaşma metnini gösterir protokol sunmuş iseler bu protokolün bizzat hakim tarafından tasdik edilip hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekir.Hakim anlaşma metninde özellikle çocuklar ya da eşlerin açık ve muhtemel mağduriyetini görüyor ise değiştirebilir.Ancak tamamen reddine karar veremez. Mali konular şunlardır:1-Eş için yoksulluk nafakası 2-Çocuk var ise iştirak nafakası 3-Tedbir nafakası 4-Maddi ve manevi tazminat…Bu şartlardan birisi ya da ödeme şekli ve taksit miktarı üzerinde uyuşmazlık var ise dava reddedilecektir.Ya da deliller toplanıp sonucuna göre karar verilecektir. Eşler davayı birlikte açabilecekleri gibi birisi açarak daha sonra diğer eş duruşmada boşanmak istediğini söyleyebilir.Davalı eş başka bir şehirde ise ikamet ettiği yer mahkemesine talimat yazılıp hakim davalı eşi bizzat dinler ise yine M.K.166/3’deki şartlar oluşmuş sayılır.Anlaşmalı boşanma davalarında çoğu zaman eşlerden birisi yurt dışında olup Türkiye’de bir avukata vekalet vermekte ve dava, vekili tarafından açılmakta,davalı eş de duruşmada davayı kabul etmektedir ki bu durumda vekalete dayanarak hakimin M.K.166/3 maddesi gereğince boşanma kararı vermesi mümkün değildir.Zira kanun maddesi incelendiğinde hakimin bizzat tarafları dinlemesi emredici hüküm olarak istenmektedir. Yargıtay Kararları Türk Medeni Kanunu’nun 166/3 maddesi uyarınca anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için,hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.Hakim,tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli değişiklikleri yapabilir.(2.H.D. 4.10.2004 gün 2004/9760) Anlaşmalı boşanma kararının mali hükümlerinin,hükmün infazını mümkün kılacak biçimde karar yerinde açıkça gösterilmesi gerekir.(2.H.D. 1.2.1993 gün 13460/664) E-REDDEDİLEN BOŞANMA DAVASININ KESİNLEŞMESİNDEN İTİBAREN 3 YIL GEÇTİKTEN SONRA AÇILACAK BOŞANMA DAVASI 1-Önceden açılmış bir boşanma davası olmalı ve bu boşanma davası retle sonuçlanmış olmalıdır. 2-Retle sonuçlanmış bu boşanma davasının kesinleştiği günden itibaren 3 yıl geçmiş olmalıdır. 3-Bu 3 yıl içinde taraflar bir araya gelmemiş ve aile birliğini devam ettirmemiş olmalıdır. Açılacak boşanma davasında herhangi bir boşanma sebebi ileri sürülebilir.Davayı ilk davada davalı olan da açabilir,davacı olan da…Eşlerin 3 yıl içinde bir araya gelmedikleri tanıkla ve diğer delillerle ispatlanabilir.Mahkemece 3 yıl içinde tarafların bir araya gelmedikleri saptandığı takdirde başkaca bir durum araştırılması yapılmayacak,kusur veya diğer hususlar araştırılmayacaktır. Bu takdirde tarafların boşanmalarına M.K.166/4 maddesi uyarınca karar verilecektir. Yargıtay Kararları 3444 sayılı kanunun geçici maddesine göre boşanmaya karar verilebilmesi için,fiili ayrılığın boşanma sebeplerinden birine dayalı olarak ve dava tarihinden geriye doğru 3 yıl kesintisiz olarak gerçekleşmesi gerekir.Toplanan delillerden tarafların zaman zaman bir araya geldikleri anlaşılmış,böylece kanunun aradığı şartların oluşmadığı tespit edilmiştir.O halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken 3444 sayılı kanuna dayanarak boşanmaya hükmedilmesi doğru görülmemiştir.(2.H.D. 12.2.1990 gün E.10488-K.1783) Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış olan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak 3 yıl geçmesi halinde her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamış ise eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.(2.H.D. 1.4.2004 gün 2004/2944) Dipnotlar: (1)Yargıtay’ın “bir kadının cebren ırzına geçilmesinde hiçbir kusuru olmadığı halde,koca toplum içinde güç duruma düştüğünden boşanma kararı verilmelidir.”(HGK. 15.12.1972 gün 2-26/746,Akıntürk,Aile Hukuku 4.Baskı Ankara 1996,s.212) (2)Feyzioğlu—a.g.e S.224 (3)Feyzioğlu—a.g.e S.225 (4)Hasan Özkan—Asliye hukuk davaları ve tatbikatı—S.397 (5)Hasan Özkan—Asliye hukuk davaları ve tatbikatı—S.397 (6)Hasan Özkan—Asliye hukuk davaları ve tatbikatı—S.398 (7)”Bir akıl hastasının eşini öldürmeye teşebbüs etmesinde kasıt unsuru bulunmadığı için hayata kast nedeniyle boşanma davası açılamaz.(2.H.D. 22.2.1965 GÜN 563/855) (8)Feyzioğlu—a.g.e. S.229 (9)Feyzioğlu—a.g.e. S.229 (10)Hasan Özkan—Asliye hukuk davaları ve tatbikatı—S. 411 (11)Feyzioğlu—a.g.e. S.234 (12)”Evli olan bir kadının başka bir erkekle sürekli ilişki kurması,koca için ortak hayatı çekilmez hale getirir.(HGK. 5.10.1984 gün2-814/791,Akıntürk. a.g.e. S.219) (13)Feyzioğlu—a.g.e. S.237 (14)Hasan Özkan—Asliye hukuk davaları ve tatbikatı—S. 430 (15) Hasan Özkan—Asliye hukuk davaları ve tatbikatı—S.431 (16)Hasan Özkan—Asliye hukuk davaları ve tatbikatı—S. 433 (17)Hasan Özkan—Asliye hukuk davaları ve tatbikatı—S. 433 (18)Feyzioğlu—a.g.e. S.252 (19)Öztan, Şahsın Hukuku, Hakiki Şahıslar, 7.Baskı Ankara 1997, S.90 (20)Hasan Özkan—Asliye hukuk davaları ve tatbikatı—S. 468 (21)İstanbul Barosu Dergisi,C.79,Sayı 4,Yıl Temmuz-Ağustos 2005, S.1273 (22)Feyzioğlu—a.g.e. S.263 (23)Feyzioğlu—a.g.e. S.557 ![]() |
![]() |
| Seçenekler | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Surelerin İniş Sebepleri | Vernon | Din ve İslamiyet | 0 | 17 Ağustos 2009 06:07 |
| boşanma pastaları | tcaner | ilginç Resimler | 2 | 15 Eylül 2008 23:30 |
| Boşanma ve Çocuk | Vernon | Psikoloji ve Psikiyatri | 0 | 04 Eylül 2008 17:59 |
| Boşanma ve çocuklar üzerinde etkisi | Fresa | Sağlık | 1 | 22 Mayıs 2007 01:22 |
| Boşanma pastasıymış | canozum | Komik Resimler | 3 | 19 Mayıs 2007 14:37 |
| Forum | Yasal Uyarı |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO Kuruluş : 27 Temmuz 2008 Bilinen.Net Her Hakkı Saklıdır |
Sitemiz Bir Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir.
Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.
Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi Burdaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz. |